Uysal ama çılgın yılların BiyonikKedi'siyim.Her an yırtıcı bir pantere dönüşebilirim.Kafamın tasını attırmasınlar yeter.Karışan,bulaşan,sataşanlara uyuz olur ben de sataşırım..Herkes kendi bildiği doğrularıyla kendi hayatını yaşasın gitsin.Daha ne!!Yaşayacaksan adam gibi yaşa!Zaten hayat çok kısa!

8 Kasım 2008 Cumartesi

YEMEKTEYİZ


Show tv de yayınlanan proğram.Her hafta 5 yarışmacı her gün sırayla birbirinin evine konuk oluyor.Ev sahibi yarışmacı o gün alışveriş yapıyor ve önceden belirlediği menüyü akşam diğer 4 yarışmacıya evinde sunuyor.Gelen konuklarda tabii hiç bi haltı beğenmiyorlar:
-Yani damak tadıma hiç uygun değil-Ben daha başka birşey beklemiştim-Tuzu yok-Çok tuzlu-Kusmuk gibi-Bu ne yaaa!gibi bir dolu kötü yorum,haksız eleştiri.
Kuş sütü eksik olmayan şahane sofralarda komplekslerinden geberip"ne yani bizde yok mu,siz görmemişsiniz der gibi baharatçı dükkanı mı burası"diye evsahibini şov yapmakla suçluyorlar.Masada eksik bişey olduğunda da evsahibi onu saniyede mutfaktan getirene kadar yıllardır beklemiş gibi suratlarından geçilmiyor.

Ulan bişeyi de beğenin lan.Üçüncü sınıf lokantalarda dötünü başını kaşıyan,burnunu kurcalayan kıllı kıpırlı abilerin yaptığı yemekleri ayıla bayıla yiyen bazı tipler
sofrada öyle oynuyorlar ki sanrsın sanki ingiliz kraliyet ailesi mensubu hasbalarım .

Ama bu proğramı zevkle izliyorum.Değişik kültürden insanların evlerini,sofralarını,yemek alışkanlıklarını ve nasıl hazırlandıklarını görmek hoşuma gidiyor.Öğleden sonraki tekrar yayını tam benim yemek ve masayı hazırlama saatime denk geliyor.Mutfakta aynı anda koşturuyorum yarışmacılarla.Sanki yarışmadayım:)Kamera varmış gibi konuşuyorum.Zaman daraldıkça dötüm sıkışıyor tabii ve kameramana çatıyorum:"Girme ulan burnumun dibine kadar""Git biraz uzağa,açıl bi abicim yaa","Yuh düşcen tencerenin içine olm lan"falan.
Düşünüyorum ben kendime çok güvenirdim.Hem zamanı iyi kullanıp hemde lezzetli yemeklerle keyifli bir akşam geçirtir diplerini düşürürdüm.Ama ben arkadaşlarım dışında hiç kimseyi alıp evime ağırlamam.Ben o kadar uğraşacam,evimi,soframı onlara açacam,o tanımadığım ne idüğü belirsiz abidik gubidik tipler çatalla mıçmıçmıç yemeklerle oynayacak,ağızlarını burunlarını buruşturup mis gibi yemeklerime bok atacak,gözlerini döndüre döndüre"rezalet,iğrenç"diyecekler,ben mutfaktayken arkamdan iş çevirecekler anam anam anam!"Damak tadınıza zıçtırmayın huleynn" diye dalar, evimde ney demeden kabak gibi oyardım valla onları :p

Yazarın Notu:Şimdi benimkiler her akşam "yemekteyiz"cilik oynuyorlar.Üçü birden kasıla kasıla:Biyo'nun salatası fena değildi ama daha iyi bir menü seçimiyle zevkli bir sunuş beklerdim-Bu gece tek kelimeyle fiyaskoydu-Çorba inanılmaz tuzluydu-Biyo sofrada içecek çok sınırlı tutulmuştu-Et daha iyi pişmeliydi-Bu gece resmen aç kaldım-Ben Biyo'ya 3 puan veriyorum bla bla bla diyorlar:)Hööyttt yemek yapmayacam bidaa ,göreceksiniz ebenizin menüsünü:)
Görsel buradan arak.

31 yorum:

3prenses dedi ki...

merhaba sizi çok beğenerek okuyorum ama hiç yorum yazmamıştım .açıkçası yemekteyiz ile ilgili yazınızı merakla beklyordum. evet hepsine katılıyorum yazdıklarınızın,hem hareketlerine sinir oluyorum yarışmacıların hemde bağımlı oldum hep izliyorum.

Adsız dedi ki...

puhahhahaa.
Senden başka bir şey beklemezdik zaten biyo.aynen bööle yaparsın kessin.
ya varmısın yokmusun ne oldu?buna başvur istersen.
ya izleyelim senin gibi renkli,eğlenceli tipleri ya.İçimizi karartıyorlar sen çık biyooooo:)

ozlm dedi ki...

zıkkım yiyin laaan diye atlıycak biri bir gün. sabırsızlıkla bekliyorum o anı :)

Asortik Krep dedi ki...

Seni bir yemeğe yorum yaparken düşünemiyorum..

Bence millet çekimi bırakır seni özel olarak çekerlerdi.Reyting rekorları kırardın :))

2. haftanın yarışmacı düzeyi neydi öyle..(Ağzından yemek çıkarmalar falan) Bende bu yarışmada gerçekten bir şeyler öğreniriz sandım.Birde sofra ki benim için manevi değeri yüksek olan bir kültür..Bütün aile biraradasın, bak mesela samimi olmadığın insanları eve konuk almıyorsun falan -bende öyleyim :)) Böyle bizim için önemli bir kültürü alaşağı etmişler bu programda..Bu kısmı hiç hoşuma gitmedi.Oysa ben yemeğe gittiğim bir evde sadece evsahibinin samimiyetine takılırım.Gerisi boştur benim için.Asortik tarafımı susturur, ne ikram ederse etsin muhabbetine ve misafirperverliğine uyum sağlarım.

Bak şimdi senin aslında yarışmaya katılmana gerek yok ki..Senin günlük hayatta da yorumların ve mizahi bakışın bu yarışmalara beş basar aslında..Yazdığın gibi düşünüyorsun ve bunu samimi olduğun insanlarla aynen paylaşıyorsun.Letonya da az mı kahkaha attırdın MutfakcamıBurcu ile bana :))
Biraz daha ünlü ol bu alemde sana belgesel çekeceğim ben :) Hem de arşivlere bakmadan.Kitabını da yazarım artık :P Merak etme ben senin iki adını da kullanacağım..Biyonik Kedi

Yoksa destek mi alsam bir yerlerden, seninde bu alemde kızdırdığın bir sürü "adsız" var güzelim..
"herkes biyonik kedi olabilir"
"mutsuz ve yalnız kedi, biyonik bile değil"
"biyonik" -onu annesi böyle çağırır.

Demet dedi ki...

Bu program Almanya'da da var Biyo ve benim favori programim. Elestirilerde olumsuz olanlar tabi ki var ama senin dedigin kadar degil :)
izlemekten müthis keyif aliyorum her aksam. Oradakini bilmiyorum ama buradaki programda sofra dekorasyonu ve yerlesimi de en az yemekler kadar önemli oluyor puanlamada.
Daha kapidan girer girmez ikram edilen 'hosgeldiniz' iceceklerinden (bu bir kokteyl olabiliyor ya da alkollu icki ya da el yapimi meyveli bir seyler) yemek sonundaki tatliya kadar her detay incelikle hazirlaniyor.
Her yemegin ön hazirliklari konuklar gelmeden yapilmis oluyor ama Giris tabagi, ana yemek, ve tatli misafirler masada iken tamamlanip sofraya getiriliyor. Ev sahibi hazirlama isini yaparken de konuklar evin odalarini karistiriyorlar, cok komik :)))

Buzcevheri dedi ki...

Geçen denk geldim programa. Senin dediklerine benzer şeyler içeren bir yazı yazacaktım hatta.Komikler cidden. Sanki sadrazamın sol şakşakları beğenmiyorlar, çıkarıyorlar falan.

HAYAT dedi ki...

bu yarışmayı hiç izlemedim.hatta dün akşam ki bölümü vardı ablam seyretmek için can atıyor ama ben izin vermiyordum.hiç dikkatli izlemediğim için yorum biraz kısa.

Girls-on-blog dedi ki...

Bağımlık yapıyor kesin:) Ben de soylene soylene izliyorum...ve Asliyla dun menu bile yaptik ayali...biz katilsak ne pisirirdik diye:))) formatin gozunu cikartmislar Biyocum!

Imge dedi ki...

Ben de iki haftadır denk geldikçe izliyorum Biyo.. ilk hafta hadi neyse diyeyim, ama ikinci hafta hepsinin daha çatağı yemeğe değdirir değdirmez çamur atmaya başlamaları falan feciydi. Hepsi de ağız birliği yapmış gibi (!) birbirlerinin tatlılarını beğendiler, koca yemekten tek bir detay seçip ona "fena değil" dediler, diğer her şeyi de yerin dibine soktular. Hele "saraylı hanım" süperdi!! Osmanlı mutfağı da Osmanlı mutfağı diye sayıkladı 5 gün boyunca garibim!! :)

Üçüncü hafta da böyle olursa bayar bence! Ama baysa da bakmaya devam ederim gibi geliyor bana..

ycurl dedi ki...

Yine yabanci bir yarisma programini mi uyarlamis show tv? Peki amaci ne bu yarismanin? Yani yemek tarifleri filan veriyorlar mi bari? :) Burada bir tane ascinin programi var onun da yarismacilari cirak ve onlardan bir tanesi kendi restoraninda sef olarak secilecek yarismanin sonunda. Adam pek feci elestiriyor yarismacilarin yaptiklarini. Hos adam bu isin egitimini almis sef. Hadi onun hakki diyelim :)

Rahsan Collyer dedi ki...

Biyo, ben de izliyom o programı denk geldikçe, bu aralar ki eğlencem de bu yarışma programı oldu. Hele geçen hafta bir abimiz vardı hani haftanın son yarışmacısı olan, hani şu son gece kayışı koparıp evine gelen misafirlerden birine kalk sofradan diyen, tam şamataydı. İşin içinde ödül varya, bıraksan parmaklarını yiyecekler de işte...

cool cookie dedi ki...

heey ben de fena kaptırdım kendimi bu programa..Tam da aksam yemegi hazırlama saatlerinde bakıyorum..Hem kosturuyorum hem kosturanları zevkle ve merakla izliyorum:P

Adsız dedi ki...

SÜPERSİN KEDİ HOCA BE
BEN SANA 100 PUAN VERDİM GİTTİ
:=)

FİGEN KARAVAŞ dedi ki...

hahahahahah:)))
Aynen bizim masada da aksam oğlus ve esim baslıyorlar eleştiri bombasına:)))))))
Ben de cok keyif alıyorum bu programı izlemekten.
Ozellikle her programda farklı kultur ve kesimden yarısmacıları bir araya getiriyorlar ve mutlaka biri cıkıntı oluyor bunu da bilerek prgramcılar yapıyor.
LAkin benim en sevdigim kısmı o insanların yasama bakıs sekli, olaylara bakısları elestirme yada eleştirememe durumları vs. accayip iyi direkt halk var orda.

sevgiler biyo:)

Figen Karavaş

Açalya dedi ki...

Ycurl`un dedigi yarismanin ve sefin hastasiyim, onun bir de restoranlari acimasizca hizaya soktugu program var onun daha da hastasiyim :P
Bu senin dedigin yarismayi da bir yerlerden hatirliyorum, galiba burada da vardi o...aynen senin dediğin gibi, ev sahinin arkasindan demediklerini birakmadiklarini hatirliyorum. Kısa sürdü ömrü her nedense.

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

bende ulan kim izler böyle uyuz bir şeyi diye kendi kendime sorarken bizim biyo neden aklıma gelmediki en uyuz kıl oldum abi kıvamındaki şeyleri kaçırsan zaten işin ras gitmez dimi...

Son nota cevap: yapma kız yemek filan aç kalınca bla bla blalarını yerler :)))

Fєянαи¢α dedi ki...

Aynen bizim evde sizin ev gibi masada havalar başlıyor..ben de ulen heytt diye başlıyorum



yarışmacılar kendilerini zor tutuyorlar yememk için len evinizde ne yiyorsunuz??
zıkkım yiyin len:))

bu programın yazısının devamı olsun..

Püstüklü Mama dedi ki...

Bu programda kim "bu yemekler damak tadıma uygun değil" dediyse; hepsi en az 100kg var. E o zaman nasıl aldın anacım sen bu kiloları?

ece arar dedi ki...

ben de izliyorum, ben deeee. ama biri daha kendini ifade edecek başka bir cümle bulmak yerine "damak tadıma uyun değil" derse kapatıcam valla televizyonu...

Adsız dedi ki...

Evet biyo hanım, bu kadar küfürlü yazan bir insan nasıl bayan olur, nasıl bu kadar bayalaşmış, kadınlık vasfından dışarı çıkmış vs.. vs.. sana çok şey yazabilirim ama bunlar beni bağlamaz o senin kendi seviyen. ama türbanlılarra laf atmana dayanamam şu taç reklamı ile ilgili yazını gördüm demin. Ben üniversite mezunu gayet iyi şartlarda yaşayan başörtülü bir bayanım senin deyiminle TÜRBANLI. Ve kendimle gurur duyuyorum. Senin ve senin gibilerin dediği ve lanse ettiği gibi kumalarla yaşayan, insan dışı varlıklar değiliz yani. Gayet normal etten kemikten, AKLI VE BEYNİ olan kişileriz. ÇAlışmaktayız, kariyer yapmaktayız, yüksek mimarız falan. Ama bunlar önemli değil dimi çünkü biz TÜRBANLIYIZ. Hiç bir halttan anlamayız sana göre. O söylediğin reklama bende tepkimi göstermiştim o zamanlar banada kadınları aşağılayıcı gelmişti ama yok biz TÜRBANLIYIZ ya evde hizmetçiyiz sen ve senin gibilere göre.. Neyse derdim sana başörtüsünü savunmak falan değil. Biz çünkü insanlara baskı yapmıyoruz sizin gibi. KAPATIN şu kafalarınızı demiyoruz. Ama AÇIN lafını çok iyi biliyoruz. Demem o ki BAŞÖRTÜLÜLER sadece senin hayal ettiğin gibi değiller. AYÇA A.

Adsız dedi ki...

sevgili biyo, etliye sütlüye dokunmasan sorun yok. o zaman kakara kikiri yaparsın, hep beraber eğleniriz senin blogunda da ama öyle yapmıyosun madem katlanacaksın bizlere, kusura bakma kardiş. konuyu kapatıyorum dedin biliyorum ama hem bu günün tarihsel önemi hem de gerçekten seninle sevgili hocamın görüşlerini paylaşmak istediğim için bir yazı önermek istiyorum. bu günkü (10 kasım 2008 tarihli) milliyet gazetesinde çok sevgili hocam prof. ilhan tekeli'nin verdiği röportajı okumanı çok ama çok isterim. gerçekten okursan belki benim derdimi de daha iyi anlarsın. çünkü mezuniyetimin ve ilhan hocamdan aldığım en son derslerin üstünden neredeyse on yıl geçmesine rağmen ne mutlu bana ki hocamdan çok şey öğrenmişim ve öğrendiklerimi hayatıma sindirmişim. ilhan hocamdan en azından bir "düşünme yöntemini" öğrenmiş olmak müthiş bir duygu oldu benim için. ilhan tekeli'nin görüşlerine katılırsın ya da katılmazsın bilmiyorum ama vakit ayırıp okursan pişman olmayacağına inanıyorum. selamlar. ağzı bozuk adsız 1 efendisiz miydi neydi ya benim adım. işte o benim.

HülyArda dedi ki...

Biyo merhaba,

ben de işten eve gittiğimde rastlıyorum bakıyorum biraz ama gerçekten bazen çok gıcık oluyorum bazılarına tv nin içine girip boğazlarını sıkasım geliyor, acaba sadece ben mi bir anormallik görüyorum bunlarda diyordum ama yalnız değilmişim ne mutlu : )))

Asortik Krep dedi ki...

İlhan Tekeli'nin bugünkü milliyetteki röpörtajından..

CAN’A FENA HALDE AYIP EDİYORLAR
- “Mustafa” filminden çıktığınızda ilk ne düşündünüz?
Can’a fena halde ayıp edildiğini düşündüm. Bence Can, Can’ı eleştirenlerden daha çok seviyor Mustafa Kemal’i. Çünkü Can’ı eleştirenler aslında Mustafa Kemal’i araçsallaştırıyor. Ona halkla ilişkilerde kullanılabilecek bir öğe gibi bakıyorlar. Oysa Can belli ki büyük bir samimiyetle ve sevgiyle bakıyor Mustafa Kemal’e. Bunu da az kişi yapabiliyor, çünkü Türkiye, “kurucusu”yla vatandaşların ilişkisi nasıl kurulur, daha bunu bilmiyor. Böyle bir modeli olmadığı için de eleştirileri hayal mayal yapıyor.

- Sizce nasıl bir ilişki kurmak gerekir?
Bunun için bir dehayla nasıl ilişki kurmak gerekir, önce ona bakmak lazım. Çünkü genel çoğunluk olarak kabul ediyoruz ki bu insan bir deha. Madem bu insan bir deha o zaman birincisi, mediocrity’nin (vasat, orta derece) kalıpları içinde kontrol edilemez. Mediocrity’de kontrol etmeye çalıştığınız anda bir dehayı kendi düzeyinize düşürürsünüz, anlayamazsınız.(İlhan Hoca, kendi kendine itiraf etmiş zaten "Can" hakkında ne düşündüğünü hiç bir yoruma gerek kalmıyor burada :)) Aynen.. Yani Can Dündar kendi düzeyine düşürmüş ve anlamamış Mustafa Kemal'i.)
İkincisi, zannediliyorlar ki dahi olan her şeyde mükemmeldir. Oysaki her şeyde mükemmel olan tanrı oluyor, her şeyde mükemmel olmayan dehadır. Bu tam olarak anlaşılamayınca da ortada bir komedi yaşanıyor.(biz dediğimizde eleştiri oluyor-hoca komedi diyor :) Dikkat ederseniz zaten Atatürk'e deha diyen biri onu deha görmeyip sıradan olduğuna inandığı birinin yaptığı film üzerine bunu söylüyor.Bu nasıl bir beğeni bu kısmı anlamak zor)

Üçüncüsü, insanların kendisine şunu sorması lazım: Böylesine önemli bir kişilik, büyük bir lider nasıl açıklanabilir? (Açıklanamıyor işte filmde gördüğünüz gibi..)

Adsız dedi ki...

sevgili asortik krep ve biyo iste ben de tam ilhan hocamın dediklerini demisim. yani yazdıgım yaziları yeniden okuyun isterseniz. savunduklarım önceki iki postun dibinde yaziyor. şu kadar yazılmış yazi içinde mustafa kemal'e iliskin en doğru düzgün şeyleri hiç bir zaman bir kemalist olmayan ancak her zaman büyük bir bilim adamı olan ilhan tekeli söylüyor. özellikle tarihyazımı kitabını çalışmalarımda fazlasıyla kullanan eski bir öğrencisi olarak ben onun yeni kitabını heyecanla bekliyorum. adsız 1. efendisiz.

Adsız dedi ki...

öff asortik ya ne diyeyim bilmem ki. tarih yoktur tarihçi vardır. dehaların açıklanamaz olduğunu söylerken dehaları tanrısallaştırıyorsun. ayrıca valla işte buna canım çok sıkılıyor benim çünkü senin gibi, biyo gibi akıllı kadınlar da bazı şeyleri bu biçimde anlıyorsa (okuduğunu, izlediğini falan) valla işimiz var bizim. ya bu tuhaf söylemden vaz geçin de doğru düzgün eleştirilsin can dündar da, filmi de (örnegin ilhan hocam gibiler tarafından). bırakın herkes döksün eteğindeki taşları ya. nedir korkunuz. hakikaten bu halk bu kadar kolay vaz geçiyorsa güç bela kazandığı, onca savaştan yıkımdan sonra edindiği haklardan zaten neyi savunuyoruz ki. bu halk cahildir, yoldan kolay çıkarılır, bir halttan anlamaz, kandırılır diye düşünüyorsunuz ancak eğer mustafa kemal de sizin gibi düşünseydi inanın milli mücadele gerçekleşmezdi. demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe, kardeşliğe ve her şeyden de çok çeşitliliğe inanmak gerekiyor. efendisiz adsız 1.

Yasemin dedi ki...

ya bu kadar yorumlanir agzina saglik! dusuncelerimin dili olmuzsun! %100 katiliyorum!!!!

Asortik Krep dedi ki...

Efendisiz adsız 1 :) İsmin çok güzel :) Eleştiri yapanlara kızmıyoruz ki biz eğer böyle anladıysan yanlış anlamışsın..Eleştirsinler tabii ki..Hatta onlar eleştirdikçe aynen senin dediklerin gün yüzüne çıkıyor..Bunlardan C.Dündar rahatsız oluyor artık görmüyormusun bütün çevresi bir kurtarma harekatına geçti.Olumlu yazılar çıkıyor bir bir tanınmış kişilerden..
Ben ve Biyo, anında gemileri yakabilen tipler olduğumuz için size öyle geliyor..Nasıl..? Yani yaptıklarımız korkudan değil inancımızdan :))Aslında doğru olduğuna inandığımızı söylüyoruz sadece.Vazgeçmeden..

Allah inancı olan kişilere Tanrısallaştırıyorsunuz lafını da söylemeni de anlayamadım aslında. Biz, olanı cilalamadan ve net söylüyoruz herkes bazı gerçekleri bilmiyorsa bu Ata'yı tanrısallaştırıyoruz anlamına gelmemeli.Her ikisinin ayırdına varacak tiplerden başta geleniyiz herhal.Hatta Biyo daha çok ben insanların bu konudaki seçimlerine karışılmasından hoşlanmam da.

Biyo çarpacak beni!! Avukatı gibi oldum ama cümlede ikiniz demişsin :)

Dikkat! biyo var ! dedi ki...

Asortik,tip mi?
Sen bana "tip"mi dedin?

Gemileri ne zaman yakmışım ben?rtenin sevgili tosun oğulcuğunun gemisi hâla duruyor,yakamadım.Korumalar bırakmadı.

" Biz, olanı cilalamadan ve net söylüyoruz"demişsinde yooo ben bal gibide cilalıyorum.Net söylediğim birşey yok ki uzattıkça uzatırım,sündürdükçe sündürürüm don lastiği gibi konuyu.Allah çene vermiş,kısa net anlat geç dimi,yooo karşısındakini idiot zannedip Biyo ille uzatacak!

Efendisiz adsız 1 bak kaç yıllık dostuk Asortikle ,ne hale geldik.Bizi birbirimize düşürdün huleynnnnn :)

Asortiği çarpmıyom ama terkediyom,bana tip dedi.Gel biz kanki olalım len senle efendisiz adsız 1,inan çok eğleniriz,seni güldürmekten donuna işetmezsem para yok :P :)))

Not:Ulan mis gibi "yemekteyiz"yazımıda aynı konuya mâl ettin ya efendisiz adsız 1 yazdım bunu bir kenara.Duramadın dimi,yine çıktın yırtık dondan çıkar kimin :)
Kanki olduktan sonra önce bunu hesabını soracam senden.Dona korkudan mı koyverirsin gülmekten mi bilemeyecem artık :P

Asortik Krep dedi ki...

İki müşteri bir yazı arasında yorum okuyup yazınca böyle oluyor işte.Tip kelimesini hakikaten kullanmışım da şimdi baktım :)
Tip benim ..

Dikkat! biyo var ! dedi ki...

Hayır Asortik,tip benim.
O tipi sana yâr etmem.Ben gerçek bir tipim.Tipitipim ben.
Hatta tipitoşum.

(Cidden düşermişiz birbirimize hahhahhahhaaaaa)

:)))

Not:Aramızdaki şakayı anlamayamayan varsa ona da alfabaden başlatırım :P

funda dedi ki...

ya o kadar yırt kendini tv ye çıkacağın ayrı bir dert şu parayı kazansam da şu borca kapatsam sıkıntısı ayrı dert bir de gelip -ki tespitler süper hepsine katılıyorum- cak cak öten dört adam/kadın... ben olsam yolarım valla koyarım her birini orta yere...